DÜNYA SU GÜNÜNDE SU YÖNETİMİ
22 Mart Dünya Su Günü sebebiyle, Kırklareli Belediyesinin desteği ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Kırklareli İl Temsilciliği, DAYKO Vakfı Kırklareli İl Temsilciliği ve Kırklareli Kent Konseyinin organizasyonu ile "Dünya Su Gününde Su Yönetimine Bakış ve Güncel Örnekler konulu konferans düzenlendi.
Kırklareli Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleşen konferansa Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu, iklim değişikliği, Türkiyenin su profili ve yapılan projelerle ilgili uygunsuzlukları, örnekleriyle anlattı.
Su kaynaklarının yüzde 68i buzulların içinde hapsolmuş durumda
Ülkemizde son zamanlarda yaşanan ve son olarak geçtiğimiz Cumartesi günü İstanbulda gerçekleşen hain terör saldırısında hayatını kaybedenler için 1 dakikalık saygı duruşu ile başlayan konferansın açılış konuşmasını Kırklareli ZMO İl Temsilcisi Erol Özkan yaptı. 22 Mart tarihinin 1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Dünya Su Günü olarak ilan edildiğini ve o tarihten bu yana çeşitli etkinliklerle kutlandığını ifade eden Özkan konuşmasına şöyle devam etti:
"Dünyadaki toplam suyun yaklaşık 1.386 milyon km3ünü yani yüzde 96dan fazlasını tuzlu sular oluşturmaktadır. Bütün tatlı su kaynaklarının yüzde 68 inden fazlası buz ve buzulların içinde hapsedilmiştir. Tatlı suyun diğer yüzde 30`u ise yer altındadır. Nehirler, göller gibi yüzeysel tatlı su kaynaklan, dünyadaki toplam suyun yaklaşık yüzde 1` inin yüzde 70ü olan 93.10 km3ünü oluşturur.
Var olan su kaynaklarının kirletilmesi, gelecekte su kıtlığının yaşanmasına neden olacaktır. İnsanların günlük kullandığı su kaynağının çoğunu nehirler ve göller oluşturduğundan, bu su kaynaklarının kirletilmesi su azlığının ortaya çıkmasını kolaylaştıracaktır. Zaten kıt olan bu kaynakların korunarak su ihtiyaçlarının bu kaynaklardan sağlanması amaçlanmalıdır."
Çevreye verilen tahribat gözler önüne serildi
Erol Özkanın konuşmasının ardından Paramotor Pilotu ve DAYKO Tekirdağ İl Temsilcisi Arslan Hamza Algülün Trakya Gökyüzüyle Buluşuyor Tarihi Doku, Doğal Güzellikler ve Çevre Tahribatları" konulu belgesel gösterimi yapıldı.
Trakyanın çeşitli bölgelerindeki yer altı ve yer üstü su kaynaklarından Istrancalara ve tarihi güzelliklerine kadar havadan çekilen görüntülerinin sergilendiği kısa belgesel öncesi yaptığı sunumda Algül, Trakya, kuzeyinde Istranca Dağları, güneyinde Ganos Dağlan, güneybatısında Koru Dağları ile çevrili bir alan. Istranca Dağları başta olmak üzere bu dağların tamamı su deposu. Hem yer altında hem yer üstünde çok ciddi bir biyolojik zenginlik ve su deposu var. Biz paramotor pilotları olarak bölgemizdeki su kaynaklarını, doğal güzellikleri, şehirlerin güzelliklerini, güzelliklerin yanında nasıl hoyratça kullandığımızı, nasıl tahrip ettiğimizi havadan belgeledik, fotoğrafladık." ifadelerini kullandı. Trakyadaki Ergene başta olmak üzere büyük tahribata uğrayan doğal güzelliklerimizin sergilendiği 15 dakikalık belgeselin ardından Algül görüntüler hakkında kısa bilgiler verdi.
Yangınlar artacak, balıklar azalacak, tarım üretim düşecek
Algülün sunumunun ardından Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu kürsüye çıktı.
Konferansa kendini tanıtarak başlayan Bozoğlu konuşmasında iklim değişikliği, Türkiyenin su profili ve yapılan projelerle ilgili uygunsuzluklardan bahsetti. Sunumuna, şu anda dünyadaki karbondioksit miktarının ne noktaya geldiğini gösteren grafikleri yorumlayarak başlayan Bozoğlu şöyle konuştu:
"Sera gazları dünyanın ısınmasına sebep oluyor, dünya ısınınca iklimler değişiyor ve iklimler değişince de bizim yaşamımız değişmeye başlıyor. Su tükenmeye başlıyor ve ciddi krizlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bunu uluslararası alanda çok yoğun bir şekilde tartışmamıza ve Birleşmiş Milletler Paris Zirvesinde anlaşmalar yapılmasına rağmen herhangi bir çözüm yolu bulunmadı ve hızlı bir artış devam ediyor. Sanayi devriminden sonra önemli bir karbondioksit artışı olduğu bilmiyor. Deniz seviyesinde önemli bir artış var. Bu da buzulların erimesinden kaynaklı olarak gerçekleşiyor. Kırklareli ve Trakya bölgesi de Karadenize kıyısı olan bir bölge olmakla bundan en çok etkilenecek kentlerin başında geliyor.
Peki bu artışlar olduktan sonra dünya nasıl etkilenecek? Avrupa bölgesine bakarsak; yangın miktarının artacağı, balık miktarının azalacağı ve tarımsal üretimde ciddi düşüşler olacağı öngörülüyor. Karadeniz üzerinde yapılan çalışmalara göre ise deniz seviyesinin artacağı ve erozyonla birlikte 50 metre civarında denizin çekileceği ve toprak kaybı olacağı öngörülüyor."
Geçtiğimiz Cumartesi günü saat 14.00te başlayan etkinliğe Kırklareli Kent Konseyi Başkanı Seyfi Meriç, Kırklareli ZMO İl Temsilcisi Erol Özkan, Eski CHP Kırklareli Milletvekili Adayı Tuna Soykan. Kaynarca Belediye Başkanı Serdar Özkan, DAYKO Kırklareli İl Temsilcisi Göksal Çidem, TSD Kırklareli Şube Başkanı Arif Uzunoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.